Misyonumuz (Görevimiz ve Amacımız)
UMAY Derneği olarak misyonumuz; köklü medeniyet mirasımızdan aldığımız yardımlaşma ve dayanışma bilincini, günümüzün modern sivil toplum ilkeleriyle birleştirerek toplumun her kesimine ulaştırmaktır.
T.C. Anayasası ve yasalarının çizdiği çerçevede;
- İhtiyaç Sahiplerine Destek: Sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı birey ve ailelerin temel ihtiyaçlarını şeffaf ve onurlu bir şekilde karşılamak,
- Kültürel Aktarım: Türk kültürünün yardımlaşma ve merhamet değerlerini gelecek nesillere aktaracak projeler geliştirmek,
- Eğitimde Fırsat Eşitliği: Maddi imkansızlıklar nedeniyle eğitimine devam etmekte zorlanan gençlere destek olarak toplumsal kalkınmaya katkı sunmak,
- Gönüllülük Bilinci: Toplumda karşılıksız iyilik yapma kültürünü yaygınlaştırarak toplumsal barışa ve birliğe hizmet etmektir.
Vizyonumuz (Gelecek Hedefimiz)
Vizyonumuz; yerelden evrensele uzanan bir iyilik ağı kurarak, Türkiye’de ve dünyada sürdürülebilir insani yardım modelleriyle tanınan, şeffaflığı ve güvenilirliğiyle örnek gösterilen öncü bir sivil toplum kuruluşu olmaktır.
Gelecek projeksiyonumuzda; sadece bugünün yaralarını saran değil, toplumun kültürel ve ekonomik direncini artıran projelerle “kimsesizlerin kimsesi” olma idealini kalıcı kılmak yer almaktadır.
Temel Değerlerimiz (Kurumsal Kimliğimiz)
- Hukuka Bağlılık: Tüm faaliyetlerimizi T.C. kanunlarına ve dernek tüzüğüne tam sadakatle yürütürüz.
- Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik: Bize emanet edilen her kuruş bağışın, en doğru yere ulaştığını açık ve denetlenebilir bir şekilde raporlarız.
- İnsan Onuruna Saygı: Yardımlarımızı “sağ elin verdiğini sol el görmeyecek” hassasiyetiyle, bireylerin onurunu koruyarak ulaştırırız.
- Milli ve Manevi Duyarlılık: Kültürel kodlarımızda yer alan birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhunu tüm çalışmalarımızın merkezine koyarız.
Neden Bu Metin Etkilidir?
Kültürel Derinlik: “Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek” gibi kadim deyimlerle, hedef kitlenin (bağışçıların) manevi hassasiyetlerine hitap eder.
Dengeli Dil: “Dünyayı değiştireceğiz” gibi gerçek dışı iddialar yerine, “sürdürülebilir modeller” ve “toplumsal barış” gibi ayakları yere basan hedefler seçildi.
Hukuki Temel: Metnin içine serpiştirilen “Anayasal çerçeve”, “denetlenebilirlik” ve “tüzük” kelimeleri, kurumsal ciddiyeti ve devlet nezdindeki uyumu temsil eder.

